Türkiye’nin siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olan Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997 tarihinde vefat etti. 1925 yılında Kıbrıs’ta dünyaya gelen Türkeş, hem asker hem de siyasetçi kimliğiyle tanınmıştır. Türk milliyetçiliğinin sembol isimlerinden biri olarak, uzun yıllar Türk siyasetinde etkili bir figür olmuştur. Vefatından bu yana geçen 28 yılda, Alparslan Türkeş'in mirası ve düşünceleri, özellikle milliyetçi kesim tarafından yaşatılmakta ve anılmaktadır. Bugün, onu anmak ve aktardığı görüşleri dile getirmek için yeniden bir araya gelinmektedir.
Alparslan Türkeş, 1925 yılında Kıbrıs'ın Büyükkonuk köyünde dünyaya geldi. 1945 yılında İstanbul Üniversitesi’ne girmesiyle birlikte, sonradan Türk milliyetçisi olarak anılacak duruşu şekillenmeye başladı. Askerlik hayatında kurmay subay olarak görev yaptıktan sonra, 1965 yılında siyasete adım attı. 1960’lı yılların sonlarına doğru Türk Milliyetçileri Hareketi'nin liderliğini üstlenerek, 1969 yılında Milliyetçi Hareket Partisi’ni (MHP) kurdu. Bu partinin başında, Türk siyasetinin en tartışmalı ve etkili isimlerinden biri haline geldi.
Türkeş'in liderliği döneminde, MHP anti-komünizm ve Türk milliyetçiliği ideolojisini benimseyerek hızla büyüdü. Ülkücü gençlik hareketinin lideri olarak, birçok gencin milliyetçi kimliklerle yetişmesini sağladı. Bu dönemde birçok kez tutuklanıp hapsedilmesine rağmen, siyasi mücadelesini sürdürdü. 1970'ler ve 80’lerde yaşanan siyasi çalkantılar sırasında, Türk sağının sembolü haline geldi.
Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997'de, geçirdiği kalp krizi sonucunda Ankara'da hayata veda etti. Vefatının ardından Türkiye genelinde büyük bir yas havası esmişti. Cenaze törenine milyonlarca insan katılmış, sevenleri ve partilileri onun anısını yaşatmak adına birbirleriyle kenetlenmişti. Türkeş’in cenazesi, İstanbul'daki Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Bugün, Alparslan Türkeş’in mezarı, birçok ziyaretçi tarafından sıkça ziyaret edilmekte, burada anma törenleri düzenlenmektedir.
Alparslan Türkeş’in, bıraktığı miras ve idealler, Türkiye'deki milliyetçi hareketin temel taşlarını oluşturmaktadır. 1990'larda ve sonrasında çeşitli milliyetçi partilerin bu ideolojiyi sahiplenmesi, onun çalışmalarının ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Bugün bile Türkiye'de hissettikleri ve temsil ettikleri ile unutulmaz bir kişilik olarak anılmaktadır. Özellikle genç nesil, Türkeş’in fikirlerinden etkilenerek kendilerini milliyetçi çizgide geliştirmeye devam etmektedir.
Alparslan Türkeş’in anısına düzenlenen anma etkinlikleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da çeşitli şehirlerde yapılacak. Farklı üniversitelerde düzenlenecek konferanslarla, genç nesil onun fikirlerini daha iyi anlayacak ve tartışma fırsatı bulacak. Her yıl, özellikle 4 Nisan’da, onun mirası üzerine düzenlenen etkinliklerle topyekûn bir farkındalık oluşturulmaya çalışılmaktadır. Böylece, Türkeş’in anısı ve idealleri daha canlı tutulmakta ve gelecek kuşaklara taşınmasına katkı sağlanmaktadır.
Bu yıl dönümünde, Alparslan Türkeş’i anmak için düzenlenen etkinlikler, Türk siyaseti üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serme fırsatı olarak değerlendirilmektedir. Onun fikirleri, bugün bile çeşitli platformlarda tartışılmakta, Türkiye’nin siyasi geleceği üzerinde düşünmemizi sağlayan önemli birer unsur olarak görülmektedir. Milliyetçilik düşüncesinin gelişimi açısından, Türkeş’in bakış açısını anlamak, günümüz Türk siyasetinde atılacak adımlar için daha anlamlı sonuçlar doğurabilecektir.
Tüm bunlar ışığında, Alparslan Türkeş’in vefatının 28. yılı, sadece bir anma günü değil, aynı zamanda onun mirasının bir kez daha sorgulanması ve tartışılması adına bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. Türk milletinin tarihindeki bu önemli ismin anısını yaşatmak ve onun fikirlerinin önemini anlamak, geleceğimiz açısından kritik bir öneme sahiptir.