Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı'nın 28. yıl dönümü vesilesiyle etkileyici bir mesaj yayımladı. Bosna-Hersek'te yaşanan bu trajik olay, insanlık tarihinin en acı anlarından biri olarak kayıtlara geçti. Srebrenitsa'da meydana gelen soykırım, 1995 yılında Bosnalı Sırp güçleri tarafından gerçekleştirildi ve yaklaşık 8,000'den fazla Boşnak erkeği ve çocuğu hunharca katledildi. Bu yıl dönümünde Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı’nın uluslararası toplum tarafından unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.
Srebrenitsa, 1995 yılında Bosna Savaşı sırasında yaşanan en büyük soykırımlardan birinin merkezi oldu. Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa’yı koruma altına almıştı; ancak bu koruma, Sırp güçlerinin şehre girmesi ve burada barbarca katliamlar gerçekleştirmesiyle sonuçsuz kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada bu trajedinin insanlığın yüzkarası olduğunu belirterek, "Bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bu soykırım, hiçbir insanlığın kabullenemeyeceği bir olaydır" dedi. Erdoğan'ın bu sözleri, Srebrenitsa'da yaşayanların ve ailelerinin acısını bir nebze olsun dindirmeyi amaçlıyor. Srebrenitsa, sadece Bosna-Hersek'in değil, tüm dünyanın hafızasında derin izler bırakan bir olaydır.
Her yıl düzenlenen anma törenleri, Srebrenitsa Soykırımı’nın unutmaması adına büyük bir önem taşımakta. Bu sene de düzenlenen anma etkinliğinde, farklı ülkelerden gelen tarihçiler, akademisyenler ve insan hakları aktivistleri bir araya gelerek, soyakırımın acı anlarını hatırlatmaya çalıştı. Törende Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Željko Komšić ve diğer üst düzey yetkililerin de yer alması dikkat çekti. Erdoğan, Soykırımın anılmasının yalnızca Bosna-Hersek'e değil, tüm insanlığa ders vermesi gerektiğini vurguladı. "Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için, insanlık olarak üzerimize düşen sorumlulukları unutmamalıyız" diye ekledi.
Bu anma etkinlikleri, Srebrenitsa'da hayatını kaybedenlerin anısını yaşatmanın yanı sıra, günümüz dünyasında yaşanan insan hakları ihlallerine karşı da bir kalkan işlevi görmekte. Srebrenitsa'da ölenlerin aileleri ve yakınları da bu etkinliklerde bir araya gelerek, geçmişte yaşanan acıları paylaşmakta ve aynı zamanda geleceğe umut taşımaktadır. Erdoğan’ın bu yılki mesajı, yalnızca bir anma değil, aynı zamanda insanlığın bu tür hatalardan ders alması için bir çağrı niteliğindeydi.
Erdoğan, uluslararası topluma da yönelik mesajında, "Tarihimizden ders alarak, geleceği birlikte inşa etmeliyiz. Srebrenitsa, unutmayacağımız bir acıdır ve bu acıyı unutturmamak tüm dünyanın ortak sorumluğudur" diyerek, insanlık onuruna zarar veren olayların engellenmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu durum, gelecek nesillere daha barışçıl bir dünya bırakmanın gerekliliğini açıkça ortaya koyuyor.
SREBRENİTSA SOYKIRIMI'nı anmak ve bu tarz travmaların tekrar yaşanmaması için, toplumların kendi tarihlerini doğru bir biçimde değerlendirmeleri gerekiyor. Toplumsal hafızanın canlı tutulması, gelecekte aynı hataların tekrarlanmaması adına kritik öneme sahip. Erdoğan’ın mesajı, bu bağlamda sadece Srebrenitsa ile sınırlı kalmayıp, tüm dünyanın yüzleşmesi gereken bir gerçeği ortaya koyuyor: "Soykırımlar, bir daha asla yaşanmamalıdır."
Bütün bu yaşananları birer anıt gibi hafızalarımızda taşımak, insanlığın ortak sorumluluğu ve bu sorumluluğun bilincine varmak, gerek bireyler gerekse devletler olarak hepimizin üzerine düşen bir vazifedir. Srebrenitsa'nın anılması ve yaşanan acıların hatırlanması, hem geçmişle yüzleşmek hem de geleceğe daha umutla bakabilmek adına bir yol haritası sunmaktadır. Bu anlamda Erdoğan'ın mesajı, sadece Srebrenitsa'nın değil, tüm insan geçmişinin önemli bir yansımasıdır.