Şiddet, bazı evliliklerde yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür ilişkilerin çoğu zaman ardında derin yaralar ve travmalar bırakıyor; ancak bazen bu karanlık döngü, ölümle sonuçlanıyor. Zeynep’in hikayesi de tam olarak bu durumu gözler önüne seriyor. Yıllarca süren fiziksel ve psikolojik şiddetle dolu bir yaşam, en nihayetinde trajik bir son ile noktalandı. Boşanma talebi, Zeynep’in bu karanlık çığırdan kurtulma isteğinin son ve en cesur adımıydı. Ancak, hayatının sonuna yaklaşırken, onu bekleyen acı bir gerçek vardı.
Zeynep, çiçeği burnunda bir gelin olarak girdiği evlilikte, zamanla karşılaştığı pek çok sorunla baş başa kaldı. İlk başlarda her şey güllük gülistanlık görünse de, evlilikteki şiddetli tutumlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Başlangıçta küçük tartışmalarla başlayan olaylar, zamanla fiziksel şiddete dönüştü. Eşi, Zeynep'in hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını hiçe sayarak ona acı veriyordu. Zamanla bu yıkıcı tutumlar, Zeynep’in yaşam kalitesini düşürdü ve psikolojik bir çöküntüye yol açtı. Kendisi maalesef zaman içerisinde bu durumu kabullenmek zorunda kaldı.
Çevresindeki insanlar Zeynep'in yaşadığı sorunları görmezden gelmeye başladılar. Dostları, “belki de evliliğinin sorunları alışkanlıktan kaynaklanıyordur” diye düşündüler. Ancak Zeynep'in içinde bulunduğu durum, alışkanlıkların çok ötesindeydi. Her gün süren fiziksel şiddet, onun ruhunu yavaş yavaş tüketiyordu. Zeynep, yaşadığı bu durumu gizlemeye çalıştıkça, yalnızlaşma hissi de katlanarak büyüyordu. Ailesi ve dostlarıyla olan ilişkileri giderek zayıfladı ve bu da onu daha da çaresiz hale getirdi.
Yıllar süren eziyetin ardından, Zeynep kendisini kurtarmanın bir yolunu aramak durumunda hissetti. Sonunda boşanma kararı almanın eşiğine geldiği an, hayatında bir dönüm noktası oldu. Boşanma istemi, onun için yalnızca bir özgürlük arayışı değil, aynı zamanda yıllardır içinde biriken acının dışa vurumuydu. Zeynep, adımını atarken, bunun getireceği zorlukların da farkındaydı. Toplumun ve ailesinin gözünde, boşanmanın getireceği damga korkutucuydu; fakat Zeynep, artık kendi hayatını yaşamak istiyordu. Önceki denemeleri genellikle başarısızlıkla sonuçlanmıştı, ancak bu seferki niyeti büyüktü.
Her boşanma sürecinde olduğu gibi, Zeynep için de zorlu bir süreç başladı. Avukatlarla görüşmeye başlamış, hukuki süreçleri araştırmış ve gerekli belgeleri toplamıştı. Ancak bu sırada, eski eşinin ona karşı olan tutumunun ne kadar tehlikeli olabileceğini de hesaplamak zorundaydı. Her şeyden önemlisi, geçmişteki şiddet olaylarının yeniden yaşanma olasılığı, Zeynep’in ruh halini altüst ediyordu. Önceki yılların ruhsal ve fiziksel izleri, boşanma sürecini daha da zorlaştırmıştı. Yine de Zeynep’in kararlılığı, onun en büyük silahıydı.
Maalesef Zeynep, boşanma arzusunu yüksek sesle ifade ettikten kısa bir süre sonra, beklenmedik bir saldırıya uğradı. Eski eşi, Zeynep’in hayatını sonlandırmak için korkunç bir saldırı gerçekleştirdi. Hayatının en karanlık günlerinden birini yaşarken, Zeynep’in boşanma isteği onun sonunu getirdi. Arkasında bıraktığı acı dolu yaşam hikayesi, sadece bir kadının başına gelen bir dram değil, aynı zamanda her gün birçok kadının tanık olduğu bir trajedinin örneği oldu.
Bu olayın ardından, Zeynep’in ailesi ve toplumu, kadınların şiddetten korunma hakları ve boşanma süreçleri hakkında daha fazla bilinçlenmek zorunda kalacaklardı. Zeynep’in hikayesi, sadece bir boşanma sürecinin değil, aynı zamanda aşkın, acının ve cesaretin de bir yansımasıydı. Artık biliyoruz ki, her kadının en önemli hakkı; kendisini korumak ve yaşamını tehdit eden her türlü durumdan kaçmaktır. Zeynep’in anısı, bu konuda atılacak adımları hızlandırmak için bir çağrı oldu.
Gelecek nesillerin, Zeynep’in yaşadığı travmaları yaşamaması için toplumsal farkındalık yaratmak, bugünün görevi. Her kadının hayatı değerlidir ve kimsenin yaşamı, bir başkasının eline teslim olmamalıdır. Zeynep’in hikayesi, güç ve cesaret hikayesidir, ancak sonuçları trajik bir dersle bitmiştir. Unutulmayalım ki, bu tür olaylar yalnızca Zeynep’in başına gelmedi; hâlâ dünyanın birçok yerinde, birçok kadın benzer zorluklarla karşılaşıyor. Şimdi, onlara yardım etme zamanı!